

Ab Yolunda Yerel Medya Semineri Şanlıurfa’da yapıldı.
18 Kasım 2011 Cuma 16:15Şanlıurfa, Adıyaman, Gaziantep, Hakkâri, Şırnak, Kilis, Kahramanmaraş illerinden yaklaşık 100 gazetecinin katıldığı seminer’e Adıyaman’dan 3 kişi katıldı.
Sitemiz Editörü Mustafa Aloğlu’nun da katıldığı seminer’de Yerel medya ve Ab konulu konferanslar ve bilgilendirmeler yapıldı.
Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağışın açılış konuşmasıyla başlayan seminerde, Ab yolunda olan ülkenin yerel basını işlendi.
Bakan bağış açılış konuşmasında şunları söyledi.
''Türk Yerel Medyası AB Yolunda Projesi 7. Bölgesel Bilgilendirme'' Toplantısı Açılış Konuşmasında, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış: -''Adında barış ve demokrasi kelimeleri olan bir siyasi partinin maalesef terör örgütünün boyunduruğundan çıkamadığına hep birlikte şahitlik yapıyoruz'' -''Ben buradan, Urfa'dan, bu medeniyet, bu hoşgörü kentinden o partinin mensuplarına da bir çağrıda bulunmak istiyorum. Ya adınızdan o kelimeleri çıkarın ya da o kelimelerin gereğini yapın'' -''Türkiye'nin Avrupa Birliği müzakere sürecinin başarıyla tamamlanacağına yürekten inanıyorum'' -''Avrupa Birliği üyesi ülkelerin ekonomik buhran yaşamasının sebebi Avrupa Birliği değildir asıl sebep AB'nin kurallarına uymamalarıdır''
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, adında ''barış ve demokrasi'' kelimeleri olan bir siyasi partinin maalesef terör örgütünün boyunduruğundan çıkamadığına şahit olunduğunu belirterek, ''Ben buradan, Urfa'dan, bu medeniyet bu hoşgörü kentinden o partinin mensuplarına bir çağrıda bulunmak istiyorum. Ya adınızdan o kelimeleri çıkarın ya da o kelimelerin gereğini yapın'' dedi.
Egemen Bağış, Avrupa Birliği Bakanlığı tarafından yürütülen ve İngiltere Büyükelçiliği tarafından desteklenen ''Türk Yerel Medyası AB Yolunda'' projesinin Dedeman Otel'de düzenlenen ''7. Bölgesel Bilgilendirme Toplantısı''nın açılışına katılarak, bir konuşma yaptı.Konuşmasının büyük bir bölümünü Türkiye'nin AB ile ilişkilerine ayıran Bağış, AB'nin artık siyasi veya ekonomik bir birlik olarak değerlendirilemeyeceğini, ''AB'nin insanlık tarihinin belkide en önemli, en kapsamlı barış projesi'' olduğunu söyledi.
Asırlardır birbirleriyle savaşmış olan bazı milletlerin bugün AB şemsiyesi altında barış içerisinde, birlikte yaşamalarının aslında birliğin ne kadar önemli bir proje olduğunu ortaya koyduğuna işaret eden Bağış, Türkiye'nin de ''bu barış projesi''nin parçası olup, kıtasal bir barış projesini, küresel bir barış projesine çevirme çabasını AB standartlarını ve AB'nin yaklaşım tarzını benimseyerek, kendi içinde yaşadığını dile getirdi.
Bugün Türkiye'de tartışılan konuların yarısından fazlasını insanların 10 yıl evvel tartışmaktan korktuğunu belirten Egemen Bağış;
''Bugün geçmişin tabuları olarak görülen her konuyu rahatlıkla tartışabiliyoruz, konuşabiliyoruz, yazıp çizebiliyoruz ve düşünebiliyoruz. Çok değil 10-15 yıl evvel bu ülkede insanlar 'Kürtüm' demeye korkarlardı. 'Aleviyim' demeye korkardı. Bugün devletin televizyonu 24 saat Kürtçe yayın yapıyor. Devletin Bakanı Sayın Faruk Çelik, 8 çalıştay ile Alevi kardeşlerimizi bir araya getiriyor. Onların sorunların ortaya koyan raporlar hazırlıyor. Bunun neticesinde devletin bir takım açılımlar yapmasını gerçekleştiriyor. Avrupa'da bazı ülkeler, Roman vatandaşlarını vagonlara yükleyip sınır dışı yaparken bu ülkenin Başbakan'ı, kendi Roman vatandaşlarıyla kucaklaşıyor, onlara TOKİ'nin yapacağı yeni konut projelerini müjdeleyebiliyor.''
-AB İlerleme Raporu
Türkiye'nin farklı bir noktada olduğunu, AB İlerleme Raporunda da buna değinildiğini anlatan Bakan Bağış, söz konusu raporda Türkiye'de son yıllarda sivil asker ilişkilerinde ne kadar büyük bir gelişmenin yaşandığının vurgulandığını anımsattı. Raporun içindeki her şeye katılmamasına karşı doğru olan bölümlerin ve eleştirilerin olduğunu ifade eden Egemen Bağış, eleştirilerin bir kısmından alınması gerekenler olduğunu kaydetti. Türkiye ile AB arasındaki ilişkinin aslında ''kazan kazan ilişkisi'' olduğuna değinen Bağış, tarafların bu ilişkiden çok şey kazanabileceğini belirtti. Türkiye'nin AB sürecinin yeni bir süreç olmadığını, ilk başvurunun 1959 yılında merhum Başbakan Adnan Menderes tarafından yapıldığını hatırlatan Egemen Bağış, ancak o zamanın Türkiyesi ile şimdiki Türkiye'nin çok farklı yerlerde olduğunu, gelişim ve dönüşüm sürecinin devam ettiğini söyledi.
Türkiye'nin ekonomisinin 2010 yılında yüzde 8,9 oranında büyüdüğünü, aynı dönemde AB'nin ortalama büyümesinin yüzde 1,5 civarında olduğunu vurgulayan Egemen Bağış;
''Avrupa'nın en başarılı ekonomisi Almanya'da ekonomi yüzde 3-3,5 civarında büyüdü. Yani en başarılı ülkeyi üçe, Avrupa ortalamasını 6'ya katladık. Ama bu büyümenin arkasında küresel sermayenin gelip ülkemizde yatırım yapmasının büyük payı vardır. Peki bu küresel sermaye nereden geliyor diye baktığımız zaman, Türkiye'deki yabancı yatırımın yüzde 85'i AB ülkelerinden gelmiştir. Bu yılın ilk 6 ayında Türkiye, yüzde 10,2 ekonomik büyüme sağladı. Aynı dönem içerisinde Türkiye'nin cezbettiği küresel sermayenin yüzde 92'si AB üyesi ülkelerden geldi. Yani Avrupa'nın iş dünyasının, ekonomik çevrelerinin karar mercileri aslında siyaset mercilerinin çok ötesinde, farklı bir vizyon ortaya koyuyor. Avrupa'nın iş dünyası fırsatların bu coğrafyada olduğunu görüyor. Zaman içerisinde önümüzdeki siyasi engellerin hepsi kalkacak. Türkiye'nin Avrupa Birliği müzakere sürecinin başarıyla tamamlanacağına yürekten inanıyorum. Bizim o günlere hazırlıklı olmamız lazım.''
-Arap Baharı
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, konuşmasının bir bölümünde ''Arap Baharı''na da değindi. ''Bu coğrafyada insanlar bir demokrasi talebiyle ortaya çıktılar, farklı ülkelerde farklı heyecanlar yaşanıyor'' diyen Bağış, Mısır, Tunus, Libya ve Suriye'de sokağa çıkıp hayatlarını riske atan insanların asıl taleplerinin demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü, daha güzel okullar ve hastaneler ile insanca yaşama onuru olduğunu ifade etti. Aslında bu ülkelerin Türkiye gibi olmak istediğini anlatan Egemen Bağış, benzer kültür, benzer değerler ve benzer coğrafyada yer almalarına karşın söz konusu ülkelerin Türkiye'yi çok farklı bir ülke olarak gördüğünü ve önemsediğini söyledi.
-AB'deki ekonomik buhran
Egemen Bağış, AB içerisindeki ekonomik buhranla Avrupa'nın bittiği anlamına gelinmeyeceğini de söyledi. Böyle bir yanlış intibayı özellikle düzeltmek istediğini ve AB üyesi bazı ülkelerde de ekonomik sıkıntılar yaşanabildiğini anlatan Bağış, ancak bugün Avrupa'nın hala kişi başına düşen gelir, refah seviyesi ve insan hakları standartlarında dünya coğrafyalarıyla kıyaslandığında en iyi konumdaki coğrafya olduğunu dile getirdi. Almanya'nın bugünkü ihracatının Türkiye'nin 2023 yılı ihracat hedefinin 3 katı olduğunu hatırlatan Egemen Bağış;
''Bizim dış ticaretimizin yüzde 50'den fazlası AB üyesi ülkelerdir. Ülkemizdeki yatırımların yüzde 85'i Avrupa'dan gelmektedir. Onun için bu ekonomik süreçte bazı sıkıntılar olabilir, biz de yaşadık. 1999-2000'li yıllarda bir anayasa kitapçığı fırlatıldığı zaman bu ülkede faizlerin yüzde 8 binlere çıktığını hatırlayın. Bakın o ülke, mali disiplinle, doğru kararlarla iyi bir iktidarla, istikrar ve güvenle bugün dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ekonomisi olabildi. Şu anda Avrupa'nın en başarılı ekonomisiyiz. AB üyesi ülkelerin ekonomik buhran yaşamasının sebebi AB değildir, asıl sebep AB'nin kurallarına uymamalarıdır. Biz onların reçetesini onlardan daha iyi uyguluyoruz. Onun için de ekonomimiz hamdolsun bu bölgenin, coğrafyanın parlayan yıldızı. Bu kararlılıkla biz kendi reformlarımızı uygulamaya devam edeceğiz. Biz Türkiye'nin önüne açmaya kararlıyız. Allah mahcup etmesin, inşallah çok daha güzel yarınları hep birlikte gerçekleştireceğiz.''
Terör olayları
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, konuşmasının son bölümünü terör olayları ve uzun tutukluluk sürelerine ayırdı. Türkiye için şu andaki en kritik ve en hassas meselenin terör konusu olduğunu ifade eden Bağış, ''Adında barış ve demokrasi kelimeleri olan bir siyasi partinin maalesef terör örgütünün boyunduruğundan çıkamadığına hep birlike şahitlik yapıyoruz. Ben buradan, Urfa'dan, bu medeniyet, bu hoşgörü kentinden o partinin mensuplarına da bir çağrıda bulunmak istiyorum. Ya adınızdan o kelimeleri çıkarın ya da o kelimelerin gereğini yapın'' dedi. Bu ülkede artık kardeşçe yaşamanın vaktinin geldiğini vurgulayan Bağış, bu ülkede fitneyle kardeşi kardeşe düşürmekle, istismarla hiç bir yere varılamayacağını, sorun özgürlüklerse AB Reformları çerçevesinde nereden nereye gelindiğinin ortada olduğunu, terör, şiddet ve kanla hiç bir yere varılamayacağını herkesin bilmesi gerektiğini söyledi.
Bunu hep beraber haykırmak gerektiğini, bu konuda yerel medyaya da büyük iş düştüğünü ifade eden Egemen Bağış, bu ülkede kardeşlik, birlik ve beraberlik için hep birlikte çaba harcanması gerektiğini kaydetti.Kendisinin de aslen Siirtli bir aileden olduğunu hatırlatan Bağış, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Bu bölgenin insanın da artık terörden bıktığını, artık kardeşçe yaşamak istediğini, şu coğrafyada yaşanan fırsatları, aydınlık yarınlara çevirebilmenin heyecanı içinde olduğunu görüyorum. Ama maalesef biz bu sorunla uğraşırken büyük fırsatları kaybedebilme riskini de taşıyoruz. Bunun için bir an evvel bu konuda hep birlikte ter dökmemiz lazım. AK Parti olarak varlık sebebimiz birlik beraberlik ve kardeşliktir. Biz Türkiye'de inşallah bu terör belasıyla ilgili mücadelede de başarılı olacağız. Sayın Başbakanımızın vizyonuyla, önderliğiyle bu ülkede Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi her zamankinden daha güçlü bir şekilde ilerlemektedir. Projenin başarılı olabilmesi için bu ülkenin o dokusundaki hoşgörüyü, Hz. İbrahim'in ve Urfa'dan geçmiş bütün peygamberlerin bize aşıladığı o değerleri yeniden canlandırmak için desteğinize ihtiyacımız var.''
Türkiye'de basın özgürlüğüyle ilgili aslında en kritik kanunların AK Parti iktidarı zamanında çıkarıldığını anlatan Egemen Bağış, Türkiye'de tutukluluk süreleri dahil her şeyin artık tartışabildiğini söyledi Türkiye'nin asıl sorununun uzun tutukluluk süreleri olmadığını vurgulayan Bağış, her ülkede hatta birçok AB üyesi ülkede uzun tutukluluk süreleri bulunduğunu bildirdi.
Türkiye'nin asıl sorununun yargının yavaş işlemesi olduğuna değinen Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış;
''Toplam nüfusumuz 74 milyon, 12 bin hakim ve savcımız var, bu oran çok az. Yaklaşık 10 yıldır iktidardayız. Bunun 8,5 yılında biz tek bir hakim veya savcıyı istihdam edemedik. Bir yandan hakim ve savcılarımız yaşlandı, emekli oldu. Bir kısmı aramızdan ayrıldı, bir kısmı görevinden istifa etti. Yerlerine birilerini yerleştiremedik. Her açtığımız imtihanı yargı, bir kararla iptal etti. Ta ki 12 Eylül 2010 referandumundan sonra Anayasa Mahkemesinin yapısı, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapısı biraz daha temsilci hale geldikten sonra biz ilk defa eleman alabildik. Elemanları da gidip parti kadrolarından almadık. İmtihan açtık, hukuk fakültesi mezunu gençlerimiz arasından bütün o süreçleri tamamlayanlar bu ülkede yargı mensubu olarak göreve başladı. Şimdi onlar eğitimlerini alıyorlar, işte stajlarını yapıyorlar ve belli bir noktaya geliyorlar. Ama Türkiye'de yargı sürecinin hızlanması için Cumhuriyet tarihinde yapılmadığı kadar adalet saraylarına, bilgisayar teknolojisine yatırım yapıldı.''
Şanlıurfa’da “Türk yerel medyası AB yolunda projesi” 7. bölgesel bilgilendirme semineri yapılıyor. Seminerin ilk günü yapılan konuşmaların ardından Balıklıgöl gezisi ile tamamlanacak…
“Türk Yerel Medyası AB Yolunda Projesi” 7. Bölgesel Bilgilendirme Toplantısı Şanlıurfa’da başladı.
Toplantıya dün gece geç saatlerde ilimize gelen ve Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç’in karşıladığı Avrupa Birliği Bakanı ve Baş müzakereci Egemen Bağış ve İngiltere’nin Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Janet Douglas da katıldı.
Bölge illerinde ve Şanlıurfa’da görev yapan basın mensuplarının da iştirak ettiği seminerin açılış konuşmaları ile başladı.
“Türk Yerel Medyası AB Yolunda Projesi” 7. Bölgesel Bilgilendirme Toplantısı, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın katılımıyla başladı. 2 gün sürecek etkinliklerde yerel basın Avrupa Birliği giriş sürecinde bilgilendirilecek. Seminerle tarafsız ve bu süreçte daha duyarlı bir meydanın önemi vurgulanıyor.
Dedeman Otel’de Avrupa Birliği Bakanı ve Baş müzakereci Egemen Bağış’ın gelişiyle başlayan program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Etkinlikte Türkçe bir konuşma yapan İngiltere Büyükelçiliği Müsteşarı Janet Douglas, “İngilteren’nin AB sürecinde Türkiye’nin yanında olduğunu tekrar tekrar belirtmek istiyorum. Türkiye demokrasisi ve barışseverliği ile model bir ülkedir” şeklinde konuştu. Douglas, ülke olarak Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) girmesini istediklerini belirterek, 2003 yılından bu yana Türkiye’de çeşitli projelere destek olduklarını söyledi. Ardından söz alan Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç, böyle bir çalışmayı Şanlıurfa’da yaptığı ve TBMM bütçe görüşmeleri devam etmesine rağmen ilimize geldiği için Avrupa Birliği Bakanı ve Baş müzakereci Egemen Bağış’a teşekkür etti. Janet Douglas’a da AB’ye giriş yolunda ülke olarak verdikleri destek ve yaptığı Türkçe konuşmasından ötürü teşekkür eden Vali Celalettin Güvenç, Şanlıurfa’nın medeniyetin başladığı 11 bin 500 yıllık bir kent olduğunu söyledi. Bilimsel verilere göre ilk tarımın bu kentte yapıldığını anlatan Vali Güvenç, tarihin her devrinde Şanlıurfa’nın bir merkez olduğunu ifade etti.
Vali Güvenç, Şanlıurfa’nın Türkiye’de bulunan sulanabilir arazilerin yüzde 11’ine sahip olduğunu kaydederek, “Şanlıurfa’da Devletimiz 2 bin
Kıraç topraklarda yapılan tarımda çiftçinin dönüm başına 12 TL zarar ettiğini ancak, sulu tarımın yapıldığı topraklarda çiftçinin 400 lira kara geçtiğini belirten Vali Güvenç, “Suyla buluşan topraklarımızdan bereket fışkırmaktadır. Şanlıurfa bölgenin, Türkiye’nin hatta dünyanın cazibe merkezi olacak potansiyele sahiptir. Yapmamız gereken tarıma dayalı sanayinin geliştirmek; çalışmak, üretmek, yapacağımız işlerde bilim ve teknolojiyi kullanmaktır” dedi.
Bunları tanıtmada medyanın büyük sorumluluğunun olduğunu söyleyen Vali Celalettin Güvenç, “Demokratik, özgür ülkelerde basın olmazsa olmazlardan biridir. Basından beklediğimiz sorumlu gazetecilik anlayışı ile kamu menfaatlerini düşünmesi ve eleştirilerinde kişilik haklarına dikkat etmesidir. Her türlü mesele konuşulabilmeli ama şiddete karşı mesafe koyabilmeliyiz. Şiddetin çıkar yol olmadığını medyamızın ele alması gerekir” dedi.
Avrupa Birliği Bakanı ve Baş müzakereci Egemen Bağış ise, Şanlıurfa’ya her geldiğinde bu ilgiyi görüp, Hz. İbrahim’in torunlarının hayır dualarını almanın kendileri için çok önemli olduğunu belirterek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile yaptıkları sohbetlerden yola çıkarak Şanlıurfa’nın tarihi geçmişi kadar geleceğinin de aydınlık olduğunu söyledi.
“Bu coğrafya farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış; ilim ve irfanın ön plana çıktığı çok önemli topraklardır” diyen Bakan Bağış, “Kardeşlik ve dayanışma asırlardır buralarda yaşanıyor. Avrupa Birliği de insanlık tarihinin en büyük barış projesidir. Asırlardır birbiriyle savaşmış milletlerin şimdi Avrupa Birliği şemsiyesi altında birlikte yaşıyor. Türkiye’nin AB ile müzakere sürecinin başarı ile tamamlanacağına yürekten inanıyorum” dedi.
Şanlıurfa’da gerçekleştirdikleri “Türk Yerel Medyası AB Yolunda Projesi” 7. Bölgesel Bilgilendirme Toplantısına 290 basın mensubunun katıldığını söyleyen Avrupa Birliği Bakanı ve Baş müzakereci Egemen Bağış, basın mensupları için bakanlıkları nezdinde ‘Yerel Medya Birimi’ oluşturduklarını ve bu temas noktası ile yerel medya mensuplarıyla iletişim halinde olduklarını bildirdi.
Bakan Bağış, misafirperverliğinden dolayı Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç’e ve katılımlarından dolayı İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Müsteşarı Janet Douglas ile basın mensuplarına teşekkür etti.
Bakan Bağış’ın konuşmasının ardından Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç kendisine mırra takımı hediye ederken, Bakan Bağış bu mırra takımını Brüksel’de bulunan AB temas noktasında turistlere mırra ikram ederek Şanlıurfa’yı tanıtacaklarını söyledi.
Vali Celalettin Güvenç, seminere katılan İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Müsteşarı Janet Douglas’a da mırra takımı hediye etti
Bakan Bağış Valiliği Ziyaret Etti
Toplantının ardından basın mensuplarıyla sohbet eden Avrupa Birliği Bakanı ve Baş müzakereci Egemen Bağış Şanlıurfa Valiliğine geçti. Vali Celalettin Güvenç’in karşıladığı Bakan Bağış, Valilik Tören Salonunda şeref defterini imzaladı.
Valiliği de gezen Bakan Bağış, Vali Güvenç ile bir süre görüştükten sonra buradan ayrılarak, hava alanına hareket etti.
Öte yandan Otelde devam eden seminerde zaman zaman çay, kahve ve yemek molaları verildi. Basın mensupları görüş alışverişinde bulunduğu gözlemlendi.
Seminerde AB Bakanlığı Sivil Toplum, iletişim ve Kültür Başkanı Başak İlısulu, Avrupa Birliği Bakanlığı'nın Çalışmaları ve Proje Hakkında Bilgilendirme konuşması yaptı. Seminer karşılıklı sorularla devam etti.
Seminer daha sonra Türk Yerel Medyasının AB Sürecinde Daha Etkin Rol Alması adıyla panel düzenlendi.
Panele AB Bakanlığı Siyasi işler Başkanı Ege Erkoçak, Diplomasi Muhabirleri Derneği Başkanı Zeynep Gürcanlı, Diplomasi Muhabirleri Derneği Üyesi Zeynel Lüle,
Ankara Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Selim Dilek, Ekonomi Muhabirleri Derneği Genel Sekreteri Turgay Türker katıldı.
Program RTÜK Uluslararası İlişkiler Dairesi Uzmanı M. Bora Sönmez’in sunumu ile devam etti.
Ardından Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Hacı Mehmet Gani basın mensuplarına bir sunumla seslendi. Basın çalışanlarına AB birliği ile ilgili bilgilendirmede bulunuldu. Sunum daha sonra soru cevap şeklinde devam etti.
İlk gün programı akşam yemeğinin ardından Balıklıgöl ziyareti ile tamamlandı.
İki gün süren seminerin ardından katılım sertifikaları verildi.

Editör: çok merak ediyorsanız beni arayın.size açıklayayım.
mustafa aloğlu-0536 312 30 78
|
Adıyaman
14 / 27 °C
|
Malatya
10 / 20 °C
|
İstanbul
15 / 20 °C
|
Şanlıurfa
17 / 30 °C
|


Facebook
Google
Yahoo
Digg
Del.icio.us
Twitter











Taraf gazetesinden Neşe Düzel'in gündem özel röportajı
İlçemiz Şairlerinden Mahmut Aldemir'in Anneler günü şiiri
Mahmut Akpınar(78)vefat etti(8.5.2012












