Celal Topkan / Eski Milletvekili-Yazar

Erdoğan'ı Şaşırtan 'Evet' Ve Düşündürdükleri

28 Ağustos 2010 Cumartesi 13:31

Başbakan Erdoğan, Tokat mitinginde kendini dinleyen kalabalığa konuşuyor.

“Kılıçdaroğlu'nun türbanı çözeceğine inanıyor musunuz?" 

Kalabalık hep bir ağızdan “EVET” diye bağıryor..

Başbakan büyük bir şaşkınlık yaşıyor.

Bir süre durakladıktan sonra,  “İnanmıyorsunuz değimli?

Kalabalık, yine “EVET” diye bağırıyor.

Bu tablo,  siyaseten birden çok şeyi gösteriyor.  

Birincisi, 12 Eylül’de yapılacak referandumda,  evet diyenler, “neye neden evet” dediklerini bilmeden evet diyorlar. .

İkincisi, AKP’nin mitingine gelenler, aslında kendi iradeleriyle gelmiyorlar.

Yerel yöneticilerin (vali, kaymakam ve daire müdürlerinin) baskı ve talimatlarıyla zoraki olarak mitinglere gidiyorlar.

Onların emirler ve talimatları doğrultusunda, Başbakan Erdoğan’ın, her dediğine evet diyorlar. 

Daha açık söylemek gerekirse, iktidar gücü kullanılarak, insanlar,  “ÜMMET” anlayışıyla hareket etmeye zorlanıyorlar.

Toplum ümmetleştirilmek isteniyor  

Aksi halde Erdoğan’ın “Kılıçdaroğlu'nun türbanı çözeceğine inanıyor musunuz?" diye sorduğunda; kalabalığın “EVET” diye bağırmasını,  

Erdoğan’ın “İnanmıyorsunuz değil mi? diye yeniden sorduğunda, kalabalığın yine “EVET” diye bağırmasını, başka türlü nasıl izah edilecek  

Yerel yöneticilerin emir ve baskılarıyla,  kamu görevlileri ve halkı AKP mitinglerine götürülüyorlar. Onlardan, doğruluğuna ve yanlışlığına bakmadan, Başbakanın her dediğine evet demeleri isteniyor.

Tokat mitingine katılanların, doğruluğuna ve yanlışlığına bakmaksızın Başbakan’ın her dediğine evet demeleri, bu durumun somut göstergesidir.

Başbakan’ın ve atadığı yerel yöneticilerin, topluma yaptıkları dayatmalar ve mitinge katılanların sergiledikleri tutum, ümmet toplumuna doğru gidişin somut göstergesidir.

Demokratik sistemin geleceği adına büyük bir tehlikedir.  

Bu tehlikeyi daha da somutlaştırmak gerekirse: Güzel bir atasözümüz var. “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.”

Başbakan Erdoğan, bir taraftan yaptıkları anayasa değişiklikleri ile demokrasinin standardını yükselteceklerini, söylüyor, diğer taraftan da “bitaraf olanlar bertaraf olurlar” diyor. Bizden yana taraf olmayanları, referandumdan sonra yok ederim diyor.

Bir taraftan yaptıkları anayasa değişikliği ile hukukun üstünlüğünü egemen kılmaktan söz ediyor, diğer taraftan da hukukun, ayaklarına bağ olmasından şikayet ediyor.

Tek adam olmak istiyor.

Devlet bakanı Egemen Bağış’ın “hayır diyenlerin aklında zoru var,” diyerek, referandumda evet demeyecek olanları geri zekalı olmakla suçluyor.

Devlet bakanı Zafer Çağlayan “referandumda evet demeyenler, daha sonra beni aramasınlar” diyor. Evet demeyenlere hizmet verilmeyeceğini söylüyor.

Başbakan ve bakanlar, iktidar gücünü arkalarına alarak, kendileri gibi düşünmeyenlere ve referandum evet demek istemeyenlere yönelik acımasız baskı yapıyorlar, terör estiriyorlar. Bu Bağlamda; AKP’lilerin “referandumda evet çıkarsa demokrasinin standardı yükselecek, toplum özgürleşecek, yargı demokratikleşecek, sözlerine inanmak, büyük bir saflık olur.      

 

Başbakan Erdoğan’ın ve bakanların, referandum sürecinde söylediklerine ve yaptıklarına bakarak:

1 – Eğer referanduma evet çıkarsa, çoğulculuk ve katılımcılık tümden ortadan kalkar. Süreç içinde Erdoğan’ın her dediğine evet diyen bir toplumsal yapı ortaya çıkar. Kör topal yürüyen demokrasinin önü tümden tıkanır.

2 – Eğer referandumda hayır çıkarsa, bir daha hiç kimse toplumsal mutabakat aramadan anayasa yapmaya kalkamaz. Sorunları çoğulcu ve katılımcı bir anlayışla çözmenin, önü açılmış olur.

 

Daha sonra pişman olmamak,

Elim kırılsaydı da evet demeseydim dememek,

Demokrasinin mevcut işleyişinin geriletilmesine ve Erdoğan’ın ülkeyi tek başına aldığı kararlarla yönetilmesine izin vermemek için,  referandumda HAYIR demek gerekir.

 

Celal Topkan

CHP eski Adıyaman milletvekili

 

YORUMLAR
lanet olsun içimdeki EVET aşkına
challenger
Celal Bey, gerçekten tarfsız yaklaşmaya çalıştım yazınıza ancak ;
1- Tokat mitinginde Söyledikleriyle sizin söyledikleriniz farklı şeyler,
2- "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.” evet bu konuda haklısınız, CHP'nin ve sizin gibilerin lafına bakılmaz, işine bakılır ama ortada bakılacak bi işleri yok!! ve olmayacaktır.
3-"bitaraf olanlar bertaraf olurlar" sözleriyle anlatılmak istenen başkadır. Türk dil kurumuna bakınız bitarafa kelimesinin anlamını.
4- Ey topkan hazretleri, bizler neden evet dediğimizi gayet iyi biliyoruz, anayasaya konulan maddelerle kimlere neler tanındığını , neler olup bittiğini iyi biliyoruz. En azından HAYIR diyen insanların? neden hayır dediklerini gerçekten bilmediklerini, ve hayır gerekçelerini bir türlü ifade edemediklerini gayet iyi biliyoruz.
03 Eylül 2010 Cuma 10:25
merak etme
s.a.
Sayın topkan oradaki millet Kemal bey bey başörtüsü sorununu nasıl çözeceğini bildiği için evet dedi. Başörtüsünü çözerek başörtü sorununu çözeceği için evet dedi. Bu millet neye evet dediğini gayet iyi biliyor sen merak etme....Asıl siz ne için körü körüne hayır diyorsunuz bu akla mantığa sığmıyor.
02 Eylül 2010 Perşembe 14:17
HAYIRCI ZAT
FEZLEKE
Kıymetli topkan; 1980 öncesi CHP ye oy verenler, hangi elleriyle oy verdilerse çekiçle o ellerini kırdılar veya yaraladılar, sen o günleri unutmuş olabilirsin ama halkımız unutmadı.Sen hiç merak etme evet diyenler ellerim kırılsaydı demeyecekler ama senin gibi özgürlüklere,hak ve hürriyete hayır diyenlerin birgün elleri Cenabu ALLAH tarafından kırılacaktır.
31 Ağustos 2010 Salı 00:40
topkan
chp
Eğer türban için tüm kapılar açılsa CHP anayasa mahkemesine gider ve açılan tüm kapıları kapatır. kılıçdaroğlunun söylediklerini kendi milletvekilleri yalanlıyor.
28 Ağustos 2010 Cumartesi 15:54
ANKET
Çelikhan'ın em önemli sorunu nedir?
ÜYE İŞLEMLERİ
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Adıyaman
-3 / 8 °C
Malatya
-12 / -2 °C
İstanbul
7 / 12 °C
Şanlıurfa
-1 / 13 °C