

KİRVEME VEDA
22 Mayıs 2010 Cumartesi 21:41Abdulkadir Özyol'un rahmetlik Mehmet Dağaşan için yazdığı Şiir Çelikhan Net Özel
Acı haberini, yoğun bakımda yatan bir hastamı beklerken aldım
Acı yaşıyordum, daha doğrusu yaşadığımı sanıyordum.
Meğer acı neymiş ilk defa tattım;
Hem de gerçekten ciğerim yandı sandım.
Çığlık atmak istedim, beceremedim.
İçime gömdüm adeta kor gibi.
Yaktı... !yaktı...!
Bundan gayrı eskisi gibi olmak zor gayrı.
Dumanlı dağların heybeti muhteşem olur.
Senin başında hep dumanlıydı kirvem
“ Ak dağ” gibi ,”Ulubaba” gibi hep muhteşemdin.
Bir an olsun eğilmedin bükülmedin.
Dertliydin, düşünceliydin.
Gözlerin hep ta ötelere bakardı.
Seslenirdik; bir daha seslenirdik
Ha! diye kendine gelirdin birden.
Öyle yükler yüklemişti ki Mevlam,
Ta körpecikken omuzlarına,
Yükün ağırdı ama senin büyüktü yüreğin.
Kaldırabiliyordun yiğitçesine mertçesine
Hem de kimseye sezdirmeden, of bile demeden.
Kendi içinde yaşarken buhranları,
Dışarıya hep neşe saçar umut dağıtırdın.
Seni farklı tanımış olabilir alem
Ama seni bana sorsunlar ,
Seni bir ben bilirim,yada en iyi bilenlerdenim.
Tüm çocukluk hatıralarımı bir tül gibi sarmış durumdasın kirvem
Hangi acı, tatlı hatıramın üzerindeki sis bulutunu dağıtsam.
Hep sen varsın.
Hep sen vardın.
Hepsini yazmaya kalkışsam sayfalar kifayet etmez kirvem.
Zira üç yaşındayken başlamıştı kader birliğimiz
Dilin bile dönmezken “Geyloniyo” diyemez “Elotiyo” derken
Hiç bozulmadı dirliğimiz.
İlk dağlara seninle çıkmıştım.
Kenger sakızı yapmaya hani;
Sonra ilk kez yılanla orada tanışmıştım.
Ve o korkuyla nasılda sana koşmuştum
Nasıl Mehmet Mehmet! diye sana sığınmıştım.
Yiğittin, merttin, gözü pektin,
Korku bilmezdin ta o yaşlarda.
Nasılda pervasızca üzerine gitmiştin yılanın.
Etme tutma derken ben;
Bir anda nasılda işini bitirmiştin koca yılanın.
Hele ondan sonraki o çalımların,
O kahramanca edaların.
Nede yakışırdı sana.
Çünkü içinden gelirdi,
Hiçbir yapmacıklığın,sahte hiçbir şeyin yoktu ki,
Özdün, duruydun, dosdoğruydun, ak ve paktın kirvem.
İlk yayla maceralarımı seninle yaşadım.(BİHIK YAYLASINDA)
ŞEYĞMEND deresinde ilk yüzmem seninle olmuştu.
İlk ava seninle çıkmıştık, hani bana zorla tüfek attırmıştın.
Acıktığımız zaman hemen hadi bize gidelim derdin.
Gelmek istemeyince;
Sen bilirsin mısır ekmeği, ayran, pekmez yemek istemiyorsan gelme derdin.
Nasılda bilirdin zaaflarımı,
Peşinden nasıl da kuzu kuzu gelirdim ozaman...
İlk voleybol hocam da sendin ,
Parmak pasını senin kadar güzel yapanı yoktu.
Kısacası kirvem benim için senin gibisi yoktu.
Ve ilk kirveliği de seninle tattım.
O kadar yakınının arasından beni layık gördün.
Sonra ; o müstehzi gülüşün …
Bir an bile gitmiyor gözlerimin önünden.
Hele bazen laf cambazlığı yapıp seni sıkıştırınca;
Cevap vermeye çalışırken titreyen dudakların var ya dostum...
O masum o mazlum o saf duruşun ...
Düşündükçe içimden bir şeyler koparıp götürüyor.
Yalanı hiç bilmezdin, özün dosdoğruydu.
Kalbinde en ufak bir kötülüğe yer yoktu.
Kırk yıldır tanırım seni dağ gibi imanın vardı.
Fakiri gözetirdin merhametliydin.
KISACASI KİRVEM ADAM GİBİ ADAMDIN!
Beni hep bir yıl geriden takip ettin mütevazicesine
Ailenden aldığın o aşiret terbiyen adeta,
Sen hep bir adım önden yürü derdi bana.
Bir yıl sonra doğdun, benden bir yıl sonra başladın okula ,
Liseyi benden bir yıl sonra bitirdin .
Üç yıl ara verdim liseden sonra okumaya,
Sende inadına sanki ,o kadar verdin ara.
Ben öğretmen oldum;
Geri kalır mısın bir yıl sonra oldun meslektaşım.
Askerlik dersen, yine aynı manzara
Adeta nereye gidersen korkma peşindeyim,
Dağ gibi ardın sıra geliyorum der gibiydin.
İlk defa mesafeyi evlilikte kısalttın.
Oğlum oldu peşinden seninde,
Kızım oldu durur musun seninde...
İlk defa öne geçtin bir kız farkla.
Ama! Ama! en son en büyük kazığı attın be kirvem
Var mıydı hep arkadan gelirken ansızın öne geçmek!
Yakıştı mı yiğit kirvem?
Öyle bir çalım attınki belimi kırdın.
Nasıl toparlarım artık,perişan halim.
Artık sensiz Çelikhan semaları tozlu bulutlu.
Artık sensiz Çelikhan yolları engebelerle dolu.
Kısacası benim için artık Çelikhan!
KAF DAĞI’nın ardı.
Kirvem kolum kanadım kırık gurbet ellerde.
Ne yapacağımı bilemez haldeyim.
Cesaret edip arayamıyorum kardeşlerini,
Kabuk bağlayacak olan yaralarını kanatmayayım diye.
Acıyı hiç bu kadar oluk oluk hissetmemiştim içimde.
Zormuş be kirvem, sen kolay olanı seçtin.
Acılar paylaştıkça hafifleşirmiş.
Ben kiminle paylaşayım kirvem.
Ancak senin hatıraların var ,onlarla paylaşıyorum;
Onlar da hafifletmiyor durmadan kanatıyor be kirvem...
Temizdin berraktın Rabbim kirlenme diye seni huzuruna aldı.
Bu kokuşmuş dünyada,Nefes aldığım bir sineydin benim için.
Beni buralarda oksijensiz koyup gittin.
Bir büyüğün sözü var:”Oğul! Sen doğarken herkes güldü sen ağladın.
Öyle bir hayat yaşa ki öldüğünde sen gül her kes ağlasın” demiş,
İşte sen bunu başardın ne mutlu sana.
Çünkü duydum tüm Çelikhan ve seni tanıyanlar ağlamış.
Rabbim bizlere de bu hal ile bir ölüm nasip etsin.
Rabbimiz bir kutsi hadiste:”Ben kulumun zannı üzereyim buyurmuş”
Tüm Çelikhan hüsnü zanla uğurlamış seni.
Umarım meleklerde bu zan üzere karşılamışlardır seni.
Belkide o müstehzi yüz ifadenle izliyorsundur bizi,
Ve bunlar neden üzülüyorlar ki sevinilecek halime diyorsundur.
İnşallah kabrin cennet bahçelerinden bir bahçedir şimdi.
Yaşadığım sürece seni hiç unutmayacağım.
Ve dualarımdan eksik etmeyeceğim.
İnşallah ahirette kurtuluşa ermişler olarak,
Hep birlikte Rabbimizin nimetlerine mazhar oluruz...
Amin... Amin...Amin...
Ahiret yolculuğunda yolun hep açık olsun .
Rabbim yar ve yardımcın olsun.
ABDULKADİR ÖZYOL
|
Adıyaman
15 / 27 °C
|
Malatya
9 / 18 °C
|
İstanbul
15 / 25 °C
|
Şanlıurfa
15 / 29 °C
|


Facebook
Google
Yahoo
Digg
Del.icio.us
Twitter











Taraf gazetesinden Neşe Düzel'in gündem özel röportajı
İlçemiz Şairlerinden Mahmut Aldemir'in Anneler günü şiiri
Mahmut Akpınar(78)vefat etti(8.5.2012












