Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Neden Hayır (2)

Neden Hayır (2)

22 Ağustos 2010 Pazar 11:27

Adıyaman Eski Milletvekili Celal Topkan 'Hayır' demenin gerekçelerini açıklıyor

Ülkenin karşı karşıya olduğu tablo, demokrasinin geliştirilmesine, demokrasinin standardının yükseltilmesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Bu bağlamında, bu gün Anayasa Mahkemesi ve HSYK başta olmak üzere, kurum ve kuruluşların, işleyişlerinin, demokratik yapı ve işleyişe kavuşturulmalarına olan ihtiyaç, her zamankinden daha fazla önem kazanmıştır. 

 

Bu gerekçeden yola çıkan AKP, tek başına bir anayasa değişikliği yaptı. AKP’nin tek başına yaptığı anayasa değişikliği 12 Eylül’de yapılacak referandumla halkın oyuna sunulacak. 

  

Başbakan Erdoğan, bakanları, AKP üst yöneticileri ve evetçiler, 12 Eylül’de halkoyuna sunulacak olan anayasa değişikliği kabul edilirse: Ülkede demokrasinin standardının yükseleceğini, hak ve özgürlüklerin gelişeceğini, söylüyorlar. Eğer yapılan anayasa değişikliği ile söylendiği gibi ülkede demokrasinin standardı yükselecek, hak ve özgürlükler gelişecekse,  söylenenler doğruysa:

 

Başbakan Erdoğan’ın:

12 Eylül’de yapılacak olan referandumda hayır diyecek olanları ve evet ya da hayır konusunda görüş açıklamak istemeyen kişi, kurum ve kuruluşları tehdit etmesini,

Evet demeyecek olanların BERTARAF edileceklerini (ortadan kaldırılacaklarını) söylemesini,

Hem demokrasinin standardını geliştirmekten söz edip hem de bireylerin ve kurumların kendisine yüzde 100 biat etmesini istemesini, biat etmeyenlerin “bertaraf” edileceklerini söylemesini, 

 

CHP ve MHP’yi sürekli KAFATASÇI ve MİLLİYETÇİ olmakla suçlarken, AKP’li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in; “KEMAL KILIÇDAROĞLU ALEVİDİR. ANASI ERMENİ KÖKENLİDİR” biçiminde sapık bir açıklama yapması sonrasında, Kahramanmaraş ve Çorum mitinglerinde yaptığı konuşmada: “SOY ÖNEMLİDİR SOY SOY” demesini, IRKÇI ve KAFATASÇI bir tavır içine girmiş olmasını, bu anayasa değişikliği ile demokrasinin standardını yükseltiyoruz, hak ve özgürlükleri geliştiriyoruz iddiasını, demokrasinin temel evrensel ilkelerinin neresine koyacağız? 

 

Demokrasi benimsemiş ve çoğulcu demokratik parlamenter sistemle yönetilen ülkelerde başbakanların kendisini açıktan desteklemeyen, kişileri ve sivil toplum kuruluşlarını bertaraf etmesi uygulamasının bir örneği var mı?  

 

Hayır oyu vermek isteyenlere ve oyunun ne olacağını açıklamak istemeyenlere yönelik Başbakan tarafından yapılan bu tehditlerle, anayasa değişikliğiyle, demokrasinin standardını yükselteceğiz, hak ve özgürlükleri geliştireceğiz iddiasıyla ne kadar uyumludur. Ne kadar inandırıcıdır.

 

Devlet Bakanı Egemen Bağış’ın:

Hayır diyenlere yönelik anti-demokratik ve faşizan bir söylemle “REFERANDUMDA HAYIR OYU VERENLERİN YA AKLINDA ZORU VAR YA DA VATAN SEVGİSİYLE SIKINTISI VAR” demiş olmasını, 

 

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın:

“REFERANDUMDA EVET ÇIKARSA İŞ ADAMLARI BENİ ARAMASIN” dediği anti-demokratik dayatmasını,

 

Başbakan Yardımcısı Hayatı Yazıcı’nın başkanlığında yapılan, hükümetle memur sendikaları arasında 2011 yılı memur zamlarının görüşüldüğü toplantıda; KESK Başkanı Sami Evren’in: “Toplu görüşme değil toplu sözleşme yapmamız lazım” önerisi üzerine, Kamu İşveren Kurumu Üyesi Adnan Sezgin’in: “Sizin öneriniz hukuken mümkündür (yürürlükteki yasalara göre uygundur). Bunu hükümete götürebiliriz. Ama siz önce referandumda evet demek zorundasınız.” cevabını ve anti-demokratik dayatmasını,

 

AKP’nin, bu anayasa değişikliği ile demokrasinin standardını yükseltiyoruz, hak ve özgürlükleri geliştiriyoruz iddiasını, demokrasinin temel evrensel ilkelerinin neresine koyacağız? 

v      

AB üyeliği görüşme sürecinde, hükümete:

Adalet Bakanı’nın HSYK başkanı olması, Adalet Bakanlığı Müsteşarının HSYK’nın tabi üyesi olması, bağımsız yargı ve tarafsız yargıç uygulamasının önünde engeldir.

Hakim ve savcıların idari ve mali yönden Adalet Bakanlığına bağlı olmaları, hakim ve savcıların uygulamalarını denetleyen teftiş kurulunun, adalet bakanlığına bağlı olması, bağımsız yargı ve tarafsız yargıç ilkesini önünde engeldir. Bu yapının değişmesi gerekir. Bu yapının devam ettiği sürece AB ile Türkiye’ye arasında adalet faslı açılamaz denilmiştir. 

 

Başbakan Erdoğan ve AKP yöneticilerinin sürekli atıfta bulundukları Venedik Komisyonu Raporunda da bağımsız yargı ve tarafsız hakim ilkesi benimsenmektedir. Adalet Bakanı’nın HSYK başkanı ve müsteşarın HSYK’nın tabii üyesi olması, hakim ve savcıları denetlenmesini sağlayacak olan teftiş kurulunun Adalet Bakanlığına bağlı olması kabul edilmemektedir. HSYK’nın ve teftiş kurulunun, bağımsız olması gerektiğinin, altı çizilmektedir. 

 

Ancak AKP’nin hazırladığı, anayasa değişikliğinde:

AB’nin istediği ve Venedik Komisyonu Raporunda öngörülen biçimde Adalet Bakanı’nın HSYK başkanı, Müsteşarının HSYK’nın tabi üyesi olmasına son verilmemiştir. 

Hakimler ve savcıların, idari ve mali yönden Adalet Bakanlığına bağlı olması uygulamasına son verilmemiştir.

Yapılan değişiklikle sadece, HSYK’nın üye sayısı artırılmaktadır.  HSYK’nın daha önceki işleyişi, aynen korunmuştur.

 

 

Bu anayasa değişikliğiyle, HSYK’yı, demokratik bir yapıya kavuşuyoruz iddia ve söylemi büyük bir aldatmacadır. Bu değişiklikle birlikte, yandaş üye sayısının artırılmakta, HSYK, Adalet Bakanlığı’na daha bağımlı hale getirilmektedir.

       

Eğer anayasa değişikliği kabul edilirse, HSYK eskiden olduğu gibi, Adalet Bakanı katılmadığı sürece toplanamayacaktır. Yine eskiden olduğu gibi bakanın istemediği bir karar, alınamayacaktır. Yandaş üye sayısı artmış olacağı için, yargı sistemi tamamen siyasallaşacak, iktidarın güdümüne girecektir. 

 

Anayasa Mahkemesi ve HSYK’yla ilgili maddeler hariç, 12 Eylül’de halk oylamasına sunulacak olan diğer maddeler için, anayasa değişikliği gerekmemektedir. Bu değişiklikler Mecliste yapılabilecek değişikliklerdir. AKP, istediği zaman Mecliste bu değişiklikleri yapabilecek sayısal çoğunluğa fazlasıyla sahiptir. Asıl amaç, Anayasa Mahkemesini ve HSYK’yi ele geçirmek olduğu için, diğer maddeleri, anayasa değişikliği paketi içine, halkı kandırmak için, süs olarak konulmuştur.

     

v      

Ayrıca bir taraftan yapılan anayasa değişikliği ile 12 Eylül rejimi ile hesaplaşıyoruz denilecek, diğer taraftan da; çok değil daha bir buçuk yıl önce, 12 Eylül darbesini yapanların başı Kenan Evren, Çankaya Köşkünde ağırlanacak.!

 

Bir taraftan yapılan anayasa değişikliği ile 12 Eylül rejimi ile hesaplaşıyoruz denilecek, diğer taraftan da; AKP Hükümetini devirmek için verildiğini iddia edilen, 27 Nisan (2007) E-Muhtırasını veren Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’a, bakanlar kurulu kararı ile devlet üstün hizmet madalyası verilecek. Altına 1.2 milyon TL’lik zırhlı araç tahsis edecek.!

 

Bir tarafta bunları yapacaksınız diğer taraftan da Anayasa Mahkemesini ve HSYK’yı ele geçirme amacıyla yaptığınız anayasa değişikliğini, 12 Eylül rejimi ile hesaplaşıyoruz diyeceksiniz.

 

Başbakan Erdoğan ve AKP yetkililerinin bu güne kadar söylediklerinde ve yaptıklarından yola çıkarak: Bu anayasa değişiklikleri ile ülkede demokrasiyi geliştiriyoruz. Demokrasinin standardını yükseltiyoruz,  12 Eylül rejimi ile hesaplaşıyoruz,  söylemlerini, samimiyet ve inandırıcılık adına nereye koyacağız.!    

 

Başbakan Erdoğan ve AKP’lilerin, bu güne kadar söylediklerinden ve yaptıklarından yola çıkarak: Anayasa Mahkemesini, Hakinler ve Savcılar Yüksek Kurulunu ele geçirmiş olan bir Recep Tayip Erdoğan’ın, kendisini ülkede tek karar verici (padişah) kişi olarak ilan etmeyeceğinin, bir garantisi var mı?  

v      

Hatırlanacağı gibi Erdoğan, daha önce YÖK, RÜTÜK ve Milletvekili dokunulmazlıklarına şiddetle karşı çıkmıştı. İktidar geldiğinde YOK’ü ve RÜTÜK’ü mutlaka değiştireceğini, dokunulmazlıkları kaldıracağı sözünü vermişti. İktidar olduktan sonra süreç içinde bu kurumları ele geçirince sahiplendi, değiştirmekten vazgeçti. Halka verdiği sözleri unuttu. 

 

Şimdi de Anayasa Mahkemesi ve HSYK’yı ele geçirmek isteniyor.  

Gerçek amacı Anayasa Mahkemesi ve HSYK’yı ele geçirmek olan Başbakan Erdoğan: “Bu anayasa değişikliği ile demokrasinin standardını yükselteceğiz, hak ve özgürlükleri genişleteceğiz derken, gerçek niyet ve amacını gizlemektedir.

 

Bu bağlamda AKP’nin, anayasa değişikliği ile yapmak istediklerini iyi görmek, oynanmak istenen oyunu bozmak, ülkenin önünün tıkamasına izin vermemek, referandumda hayır demek gerekir.

 

Celal Topkan

20. Dönem CHP Adıyaman Milletvekili

 

 


Toplam 399 defa okunmuştur.
YORUMLAR
HAYIRSIZLAR
Dost4402
Sizin gibi HAYIRSIZLARA HAYIR demek için EVET diyoruz.
23 Ağustos 2010 Pazartesi 10:10
BERHAVA KONUŞAN ZAT
FEZLEKE
Kıymetli topkan, sen yazılan yorumları okumuyormusun, sen bu yorumlardan hiç Bir şey öğrenmiyormusun, yazıklar olsunki bu millet seni milletvekili bile yaptı, bu mübarek günde milletin sabrını denemeye kalkma sen bu şekilde devam edersen yazılacak olan yorumları kaldıramasın. Sana bir nasihatta daha bulunayim,söz bilmiyorsan sukutet.bundan evelki yazdığım yorumda seni sevdiğimizi söylemiştim,artık o cümleyi çıkarıyorum.çünkü sen artık PKK ile aynı saftasın.
22 Ağustos 2010 Pazar 23:57
konuştukça batıyorsunuz.kenara çekilin gayri.
hakikat
bütün bu anlatıkların senin su-i kuruntuların.yinede sizin dediğiniz gibi de olsa velevki başbakan kendisini "padişah" ilan etsede şundan emin olun ki yüz yıllık kemalizm despotluğundan,CHP diktatoryasından bin kat daha iyidir.yahu yüz yıldır kendi evladını katleden bir rejimin penceleri arasında inleyip durduk.milyonlarca faili meçhuller yaşadık,kabir azabına eş işkenceler yaşadık.1938 dersim katliamını gördük.Şeyh said isyanıyla birlikte masum onbinlerce alim insanların idamını gördük.60 ihtilalinde başbakanların idamını gördük.80 lerde kendi kşiliğimizi kaybettik.daha burada sayamayacağım binlerce hakikat için CHP zülmünden allaha sığınıyoruz.Bundan sonra Tayyibin "padişah" olması ne yazar ki.biz zaten halk olarak Osmanlıyı aramıyormuyuz.tayip yeniden osmanlıyı ihya etmişse ne ala.seve seve...artık devriniz bitti kenara...
22 Ağustos 2010 Pazar 14:36
icraat
erkan
sayın vekil allah için çelikhan için ne yaptın elini vicdanınıza koyun bir tek yaptığın icraat var mı millet uyandı sayın topkan hikaye anlatmayın..sizin gibiler anca oy zamanı milletin karşısına çıkarlar başka kapıya çelikhan da evet patlaması olacak.
22 Ağustos 2010 Pazar 11:46
komedi 2:)
erkan
sayın eski vekil 13 eylül günü bu yazdıklarınızın beş kuruş etmediğini çelikhan halkı size anlatacak tabi chp zihniyeti anlamaz üç gün sonra unutur o ayrı mesele.. iki üç gündür büyük bir yasımız var zahmet edip bi ziyarete bile gelmiyorsunuz halktan oy istiyorsunuz yazık...
22 Ağustos 2010 Pazar 11:36
ANKET
Çelikhan'ın em önemli sorunu nedir?
ÜYE İŞLEMLERİ
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Adıyaman
-3 / 8 °C
Malatya
-12 / -2 °C
İstanbul
7 / 13 °C
Şanlıurfa
-1 / 13 °C