Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Suat Alkan

Suat Alkan

11 Haziran 2010 Cuma 16:04

Suat Alkan’la yapılan kısa röportaj

—otuz yıl sonra tekrar Çelikhan’dasınız. Nasıl buldunuz?

—çok değişmiş olarak buldum.

—Hayal kırıklığına mı uğradınız?

Hayal kırıklığı demeyelim ama en azında fiziksel bir değişim olmuş. Fiziksel değişimlerin karakterlere yansıyacağı bir gerçektir.30 yıl önce burada tüm evler toprak evlerdi. Şimdi ise hiçbir toprak eve rastlamadım. Hayat biraz daha sadeydi. Bakışlar biraz daha masumaneydi.

—Yani sizin tabirinizle “modern çağın insan öğüten çarkları” burayı da ezmiş midir?

O kadar değil ama o “bakirlik” tam anlamıyla gözükmüyor. Evet, hala tek bir bankası var, hala içki satan yerleri yok hala sokaklarda büyük şehirlerdeki insan manzaraları (günah akıtan manzaralar…) yok. Hala dükkânların önündeki eşyalar içeri alınmıyor. Yani hırsızlık korkusu yok. Lakin gözlerde bir başkalaşım his ettim. Bu da sanırım görsel medyanın iç âlemlere sirayet etmesinden kaynaklanıyor.

—Siz gelir gelmez ilçeyi baştan aşağıya tek başına gezdiniz. Sizi takip ederken hemen hemen her kesimle görüştünüz.30 yıl öncede böyle yapmıştınız. Nasıl bir tespit yaptınız?

—Ben insanların iç âlemlerini sorgulamak istedim. O zamandan bu güne kadar insanlardaki duygusal değişim görmek istedim. O zamanki saf düşünce yapısına farklı düşünceler sirayet etmiş midir diye gözlemlemek istedim. Ve şu tespiti yaptım o zamanki çocuklarla şimdiki çocukların hayal dünyası aynı, istekler ve idealler aynı hala burada işlemeye değer birçok istidatların olduğunu net bir şekilde gördüm.bu gençler bir yol göstericiye ihtiyaç duyuyorlar.bunları işleyecek mahir eller gerekli.

—Yani hala yine sizin tabirinizle; “Çelikhan duyan ve düşünen kişiler için bir şua” mıdır?

—Evet, hala o yöndeki ümitlerimi koruyorum.

—Biz şimdi 30 yıl önce yayınladığınız “Çelikhan diye bir yer” adındaki yazı dizinizi tekrar sitemizde yayınlayacağız. Bu yazı dizisiyle ilgili duygu ve düşünceleriniz nedir?

—Bence o yazıyı tekrar yayınlamakla çok iyi edersiniz. Çünkü o günden bu göne ışık tutan birçok nokta o çalışmada saklı. İlk defa “devlet terörünü” biz o yazıda kullandık. İlk defa “Ergenekon” örgütünü de o yazı dizisinin satır aralarında gösterdik. Ayrıca Çelikhan aynasında sosyalizm ve kapitalizmin insanlığa getirisi- götürüsünü de yansıttık. Bu vesileyle sanırım o yazı dizisi hala güncelliğini koruyor.

—Peki, sayın hocam Çelikhan ziyaretleri devam edecek mi?

Tabi ki! bundan sonra sanırım “elif dergisinin”  her sene Anadolu çapında tanıtım ve kaynaşma çalışmalarımız olacak. ve her geldiğimde bir memleketim olarak uğrayacağım.hatta benim gayem buraya gelince bir koyun alıp sizlere bu güzelim dağların bir subaşında yedirmekti.bu sefer olmadı inşallah bir dahaki seferlerde bu dileğimi yerine getireceğim.

—Sabırsızlıkla bekleyeceğiz efendim.

—Koyunu yemek için mi yoksa benim gelmem için mi? bu seferde ben sorayım(gülüşmeler)

—Her ikisi de…

Röportaj: Sabri Altın


Toplam 1738 defa okunmuştur.
YORUMLAR
Hoşgeldiniz
Resul Kaygusuz
12 eylül de enim babam da hapis yatanlardan. Rahmetli Annem ve hapis yatanların eşleri bir araya gelir akşama kadar üzgün bir şekilde haber beklerdi. O zamanlar Yeni Asyadan kahraman bir gazetecinin geldiğini kaymakam hakim ve savcı ile tartıştığını belli bir zaman sonra Nur Talebelerinin serbest bırakıldığını "nurçi bardon" cümlesinin kulaktan kulağa fısıldandığını ve Risale-i Nur kitapları evimize geldiği zaman bazı kitapların küflendiğini ben de 12 eylül den kalan hatıraları daha sonra makale halinde yazmayı düşünüyorum. O Kahraman gazeteciyi tekraar Çelikhana geldiği için selamlıyorum. Hoş geldiniz Kahraman Ağabey
13 Haziran 2010 Pazar 08:56
ANKET
Çelikhan'ın em önemli sorunu nedir?
ÜYE İŞLEMLERİ
POSTA LİSTESİ
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Adıyaman
-3 / 8 °C
Malatya
-12 / -2 °C
İstanbul
7 / 13 °C
Şanlıurfa
-1 / 13 °C